ZİLZAL SURESİ Kuran-ı kerimin 99. suresi olan Zilzal suresi, altı günde yaratılış ayetlerinin sırrını açıklayan ve zerreler aleminin yani zamanımız Bilim adamlarının keşfetmeye çalıştığı Nano alemin sırlarını barındıran, Allahın ilminin mucizeleri ile dolu sekiz ayettir. Bundan 8 yıl önce ilk baskısı yapılan “Altı günde yaradılış ve İnsan” adlı kitabımızda altı aşamalı zerreler alemini yaratılış sırasına göre yazmıştık.
1-Nur (ışık) (zilzal, frekanslar) 2-enerji (Kuranda “ateşin özü” olarak geçer) 3-quark (atomun elemanlarının alt yapısı) (Kuranda “balçık” olarak anılır) 4-atom 5-molekül 6-hücre Altı günde yaratılış ve İnsan isimli kitabımızadan kısa bir alıntı işe devam edelim.
Maya takviminin sona ermesine birkaç gün kaldı. Bu güne kadar 21 Aralık 2012 konusunda İnsanları korkuya sevkeden birçok kitap yazıldı, Tv programları yapıldı. 2009 yılında ifade ettiğimiz gibi 21 Aralık 2012 de kıyamet kopmayacak, ancak İnsanlık alemi yeni bir bilinç çağına girecek. Yeni bilinç çağına geçiş İnsanlık alemi için, özellikle Ortadoğu da yaşayan halklar için çok acılı bir geçiş dönemi olacaktır. Nitekim kan ağlayan Ortadoğu da yaşananlar gözler önündedir. Önümüzdeki yıl bu güzel ülkemiz de zorunlu olarak bu kargaşa ve savaşa, hatta iç savaşa dahil olacaktır. Türkiyede terör olayları had safaya çıkacak, tüm ülke büyük bir huzursuzluk yaşayacaktır. İnşallah bu kaos kısa sürer.
Bismillâhirrahmânirrahîm 1. İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi? 2. Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık. 3. Şüphesiz biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör. 4. Doğrusu biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık. 5. İyiler ise, kâfûr katılmış bir kadehten (cennet şarabı) içerler. 6. (Bu,) Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
Bismillâhirrahmânirrahîm
1- Kıyamet gününe yemin ederim
2- Kendini kınayan (pişmanlık duyan) nefse yemin ederim (diriltilip hesaba çekileceksiniz).
3- insan, kendisinin kemiklerini biraraya toplayamayacağımızı mı sanır?
4- Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.
5- Fakat insan önündekini (kıyameti) yalanlamak ister.
6- «Kıyamet günü ne zamanmış?» diye sorar.
7,8,9 İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay biraraya getirildiği zaman!
10 O gün insan, «Kaçacak yer neresi!» diyecektir.
11 Hayır, hayır! (Kaçıp) sığınacak yer yoktur!
12 O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.
13 O gün insana, ileri götürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir.
14 Artık insan, kendi kendinin şahididir.
Kelime anlamı; bir şeyi örtmek, kötülüğü süslü göstermek. Manasındaki “decl” kökünden gelen bir sıfattır. Aldatıcı, yalancı, hileci demektir. Çeşitli şeytani yeteneklerle insanları kandıracak bir sistem ve bu sistemi yöneten kişidir. Kur’ân-ı Kerim de Deccal ile ilgili bir ayet yoktur. Ancak sahih hadis kitaplarında Deccal ile ilgili rivayetler vardır. Resulullah Efendimiz hadislerinde: “Şüphesiz on alamet zuhur etmedikçe kıyamet kopmayacaktır.” Doğuda, Batıda ve Arap yarımadasında birer yerin batması, Duman, Deccal, Dabbetü’l-arz yecüc. Mecüc güneşin battığı yerden doğması ve Aden toprağının sonundan (Yemen’den) bir ateş çıkarak insanları haşrolacakları yere sürmesi” buyurmuştur. (Müslim, Fiten, 39, 40, 128, 129; Ebu Davud, Melahim, 12; Tirmizi, Fiten, 21; İbn Mace, Fiten, 25, 28).
Bu konu ile ilgili Ayetlere tam manası ile meal verilebilseydi Yecüc ve Mecüclerin Uzayın derinliklerine gönderildikleri ve gelecekleri yolun kapatıldığını, o yolun Allah tarafından açılacağını ve aynı yoldan gelecekleri önceden anlaşılabilirdi. Ancak, Allahu Teala Ayette “vakti gelince” buyuruyor.
83. (Resûlüm!) Sana Zülkarneyn hakkında soru sorarlar. De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım. 84. Gerçekten biz onu yeryüzünde iktidar ve kudret sahibi kıldık, ona (muhtaç olduğu) her şey için bir sebep (bir vasıta ve yol) verdik. 85. O da bir yol tutup gitti. 86. Nihayet güneşin battığı yere varınca, onu kara bir balçıkta batar buldu. Onun yanında (orada) bir kavme rastladı. Bunun üzerine biz: Ey Zülkarneyn! Onlara ya azap edecek veya haklarında iyilik etme yolunu seçeceksin, dedik. 87. O, şöyle dedi: «Haksızlık edeni cezalandıracağız; sonra o, Rabbine gönderilecek; sonra Allah da ona korkunç bir azap uygulayacak.» 88. «İman edip de iyi davranan kimseye gelince, onun için de en güzel bir karşılık vardır. Ve buyruğumuzdan, ona kolay olanını söyleyeceğiz.»
İnsanın yaratılıştaki üstünlüğünü anlatmıştık. İnsana ait hayatların sırlarını, Rüyaların hakikatını, İnsanların yaratılışlarındaki devreleri ve daha birçok sırrı zamanımızın yenilenen çağında İnsana rehber olması için açıklamanın zamanı geldi. Anlatacaklarım ilk etapta size garip gelebilir. Zamanımıza kadar üstü örtülmeye çalışılan Kur’an Ayetlerinin derinliklerinde bu sırlar zaten vardır. İnsan Kainatta yaratılan en üstün varlıktır. Allahu Tealanın İnsana nasıl son derecede önem verdiğini Bakara suresinde, Araf suresinde geçen şu ayetler çok açık anlatıyor.
Mearic-1, 2, 3. (tdv meali)
“Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar” Mearic -4 (tdv meali)
|































Sizlere, bu anlatacaklarımın üzerini “Komplo Teorisi” diyerek örtmeye çalışacaklardır. Yinede yazmak ve sizleri haberdar etmek istedim.
Dabbetü’l arz konusuna girmeden önce Yecüc ve Mecüc hakkında kısa bir bilgi daha eklemek, akıllarınıza gelen bazı sorulara cevap olacaktır. Yecüc ve Mecüc hakkındaki bir önceki yazımdaki bilgiler sizlere belkide garip gelmiştir. Biz bin yıldan fazla bir süre içerisinde Yecüc ve Mecüclerin Demir yığınları ile oluşturulmuş ve üzerine Bakır eriyiği dökülmüş bir Dağın içinden çıkıp gelecekleri hikayeleri ile bilgilendik. Dünyada Demir yığını suni bir Dağ olsaydı, yeryüzünü didik didik arayan Bilim Adamları bu dağı çoktan bulmuş olurlardı yada Uzaydan yeryüzünü tarayan uydular tarafından şimdiye kadar tesbit edilirdi.
Bismillâhirrahmânirrahîm
Sebe suresinin ilk 9 ayeti müteşabihtir. Yani birden fazla anlamlar içerirler. Allahu Tealanın sözleri kul sözleri gibi tek manaya gelmez. Allahu Teala nın Kelamı Kainat içinde yankılanır. Kelamullah, değdiği her kulağa ver her gönüle ayrı ayrı manalar yağmuru bırakır. Bu hal hem Allahu Tealanın Kelamının derinliğini hemde Kelamında ışıyan ilimlerini meydana çıkarır. Kuran Ayetlerinin en büyük mucizelerinden biri de budur. Her ana, her zamana, her asra ayrı manalarda, ayrı hitapları vardır. Hitap ettiği zamanda bir sonraki zamanların İlimlerine, Bilim dallarınada kapı açar. Bu Bilimleri yine kendi ayetleri içerisinde İnsanlık alemine bağışlar. İnsanlık alemi bu ilimlerin kıymetini bilirse ve Kurana sımsıkı yapışırsa asrının ötelerindeki ilim ve bilime sahip olur.
“Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından inkârcılara gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabı istedi!”



























